21 Ocak 2010 Perşembe

PARA İLE İLİŞKİLERİMİZİ TEMİZLEME (1)

Başlangıçta, Tanrı ana-babamız, Yeryüzü yaşamımıza fiziksel bedenimiz ile kolayca üstünlük sağlayabilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz bütün her şeyi verdi.Kendimize barınak ve giysi yapmamız için gerekli maddeleri ve yiyecek, s u , temiz hava sağlayabilmemiz için Güneş ışınlarını verdi. Bu, Fiziksel Gezegen içinde, Tanrının Nedensel Bedeninin bir örneği ile tekrar yaratımı hissetmeyi öğrenmek ve özgür arzunun bize verilen armağanlarını kullanmaya odaklanmamıza dikkat edilene gereksinim duymamız Kutsal Amacı içindi.

O Kutsal Plan asla bizim, fiziksel bedenimizin gereksinimlerini ve bir masa üzerine koyulan yiyecekleri temin etmeye yarayan, sabahtan akşama kadar büyük bir çabayla yapılan, günlük sıradan bir iş için değildi.O, gerçekte, bu Gezegen üzerinde, orijinal Kutsal Planın çarpıtılmış hantal bir şeklidir ve o, bu öğrenme okulu içindeki varlığımızın sebep ve amacından dikkati dağıtan bir biçimsizliktir.

“Düştükten” sonra biz, Kutsal Mirasımızı ve Tanrının çocukları olduğumuz gerçeğini kaybettik.
Daha az yoğunluklar içine ve kendi insani yanlış yaratımlarımızın daha düşük frekanslarına indik ve biz, şimdi hala içimizdeki ufak bir ses olarak danıştığımız ben varlığımızın rehberliğini işitemez olduk.
Boş yaşamımızın bedelini ödemek için, korku temelli insan ego sunu ve bölünmüşlüğümüzü geliştirdik.Gücümüzü, kendimizin değişime uğramış bir görüntüsüne verdik ve inançlarımız içersinde bizi yönetmesini onayladık ve şimdi biz tamı tamına fiziksel bedenimiziz ve fiziksel plan bütün yaşamdır.

O çarpıtılmış algı ile biz, sınırlandırma ve yoksunluğa inanmaya başladık.Bu gerçeği tekrar yarattığımızı ve bu Fiziksel Gezegen içindeki yaşamın her bir parçasının biçimlenmemiş ilk ışıktan olup sınırsız olduğunu unuttuk.Biz, Tanrının sonsuz bolluğunu unuttuk ve çok önemli yaşamımız için korkmaya başladık.Ve herkes için rahat ve huzurlu bir yaşam gereksiniminin yeterli olmayacağından korkar olduk.

Tanrının sonsuz bolluğunun akışını durduran, geri döndüren bir şekilde, fiziksel bedenimizin ihtiyaçlarına güç vererek nesneleri biriktirmeye başladık.Yeryüzünün elemental materyalleri üzerinde duygularımız ve korku temelli düşüncelerimiz yankılandığında biz, anne-baba Tanrımız ile yaratıcı işbirliği içinde tekrar yaratırız ve bulaşıcı hastalık ve benzeri hastalıkları, kıtlık, kuraklık ve sel baskınlarına neden olan sert hava koşullarını deneyimlemeye başladık.Ve o olduğunda da biz, tehlikeli bir çember içine fırlatıldık.Ve, daha azı yetebilir iken, yaşam için ihtiyaç duyulan daha fazla, nesneleri stoklamaya ve daha fazla korkar olmaya başladık.

Ancak böyle yaşayabileceğimize inanarak, bencilliğin ve açgözlülüğün bir bilincini geliştirdik.Su, yiyecek ve diğer nesneler için, bütün kıtalarda kavga başlattık.Bunun sonucu olarak, Tanrının her birimize serbestçe vermiş olduğu bütün nesneler için değiş dokuş esaslı bir parasal sistem yarattık.
Kısa süre içinde düzensizlik ve karmaşa inşa oldu, insan egosu, yaşam için gereksinim duyduğu nesneleri temin etmek, hatta onun anlamı linç etmek, öldürmek, çalmak ve dolandırmak olsa dahi, için her şeyin uygun ve yapılabilir inancı oluşturulmasına baskı yaptı.

Küresel Ekonominin bu çözülmesine şahit oluyor iken biz, heryerde bu trajik durumların açık bir kanıtını görebiliriz, görüyoruz.Uygulamada, Yeryüzünde her bulaşıcı hastalık göründüğünde, sınırlama ve korku temelli geriye dönüşün izi sürülebilmektedir.Bizim, hükümetler içindeki karlı veya karsız organizasyonların, yada bireysel ve özel sektörün,eğitim kurumlarının, dinsel organizasyonların, kimya, ilaç ve sağlık endüstrilerinin, şirketlerin, para kuruluşlarının, ordunun vb.kurumların yozlaşmasından, hükümetlerin ahlaksal değerlerden yoksunluğa düşmesinden ve zorbalığa başvurmasından bahsedip durduğumuz gerçek o dur.

O, ne istediğimize ulaşmak için alıp yapmanın gönülsüzlüğü ile, korku temelli insanın var olma telkinidir.Zamanın binlece yıllık geçmişinden bu yana, insanlar devamlı sırırlama ve yoksunluğun algısını boza gelmişlerdir.Bu illüzyonun bir sonucu olarak, heryerdeki insanlar , yoksul bilinç içinde bizi kıskaç içine alan ve devam eden insan egolarımızla ıstırap çekme ve acı içinde yazıyorlar.

O, bizden insan egosunca gaspedilmiş gücümüzü geri alma zamanıdır ve o, bizim için, yaşamımızın bütün üstünlüğünü Benim varlığına verme zamanıdır.Biz, şimdi Tanrının bolluğunun sınırsız akmasını geri getirme ve Kutsal Miras hakkımızı geri alma kabiliyetine sahibiz.Tanrının ışığı yeryüzünde artıyor ve ışığın karşıtı olan negatiflik iyileşme ve değişim olarak yüzeye itiliyor, ve biz, açgözlülük ve yozlaşmanın değişen kum yığınları üzerinde, güncel Küresel Ekonomiyi görüyoruz.Dışarıdan göründüğü şekliyle, o ekonomi, tümden çüküşün başını çekiyor, fakat, gerçekte bu, şafaktan önceki karanlıktır.

Tasfiye, iyileşme işleminin gerekli bir parçası olarak, Ekonomik Dünya içindeki yerini alıyor.Eski çağın, ahlaksal yozlaşma ve bozunma, bencillik ve açgözlülük modeli açığa vurulmuş oluyor ve paramparça ediliyor, bu sayede, Tanrının sonsuz huzuru ve sınırsız bolluğunun yeni modeli için yol temizleniyor.
Yaşamın bir başka safhasına zarar verme ile zenginliğe ulaşmayı arzulayanlar başarısızlığa mahkum ediliyor.Onlar yeryüzünü kirletiyor veya insanları incitiyor, onların alçakça çabaları, Kutsal Gerçekliğin ışık ışını içinde ortaya çıkarılmış oluyor.

Köpek, köpeği yer, göz attığımız, yıllarca yaygın ve bir numara olmuş bencillik, şimdi yerleşen yeni model içinde gücünü uzun süre koruyamaz. Bu zaman, “Bütün gizlenenler Şimdi ortaya çıkarılmalıdır” kehanetinin zamanıdr.Korku ve yoksulluğun ağı içinde tuzağa düşüren ,namussuzluğun ve aldatmanın el altından yapılan bütün entrikaları artık, karanlığın pelerini altında daha uzun bir süre gizlenemiyecektir.Milyonlar açlık , hastalık ve sefillk içinde yaşarken, Dünyanın nimetlerini stoklayan elit azınlık, kendi saplantılı cüretkarlıkları içinde daha fazla başarılı olamayacaklardır.

Yoksulluk bir insan yanlış yaratımıdır ve asla bizim Kutsal Planımızın amaçlanmış bir parçası olamaz.Sınırlama ve yoksunluğun yozlaşmış örnekleri bizim yarattığımız bir illüzyondur ve onu, inançlarımız ve eylemlerimiz, duygularımız, kelimelerimiz ve düşüncelerimiz aracılığı ile biz güçlendiriyoruz.

Tanrının sonsuz huzuru ve sınırsız bolluğunun yeni modelleri Kutsal Gerçeklik üzerine temellenmiştir ki o Tanrı bizim tedarikçimizdir ve O, Dünya dışı koşullarda değildir.Bütün iyi nesnelerin Tanrı tarafından temin edilmesinin devamlılığı bizim doğal mirasımızdır.Bu gerçeği hatırladığımız zaman biz, kalbimizi bir kez daha Tanrının sınırsız bolluğuna tekrar açacağız.

Sınırsız bolluk ve Sonsuz Huzurun Çağı içindeki bir zaman olarak yaşamın Altın Kitabına kaydedilecek olan bu tek an yeryüzü üzerine sürekli olarak tesis edildi.Şimdi, siz ve ben fiziksel varlığımızda, Tanrının sınırsız bolluğunu ve onun bütün Sonsuz Huzurunun Işığının içindeyiz ve bu Gezegeni yükseltmek için birlikte yaratacağız, bunu hayal edin.

TANRININ BOLLUĞUNU GERİ KAZANMAK

Doğuştan hakkımız olan Tanrının Sonsuz Bolluğunu geri kazanmak için, biz, parayla olan ilişkimizi netleştirmeye gereksinim duyarız.Bir sistem içinde yaşamayı seçtiğimizden beri, para değiş tokuşun bir kaynağı olarak kullanılmaktadır, ona olan korkularımızı gidermek zorundayız ve paranın değişen bir enerji kaynağı olduğunu idrak etmeliyiz.O, tek başına bağımsız, gücünü üzerimizde kullanmak ve geleceğimize hükmetmek için yaşamımıza giren, korkunç bir varlık değildir.O yalnızca, üzerimizde bir çeşit kontrol kurmasına müsaade ettiğimiz , hayatta kalma korkularımızın nedenidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder